23 Mart 2012 Cuma

Rekabet Uyum Blogu mu? Ne gerek var?

Bu Blog esas olarak Türkiye'de yapılmakta olan rekabet uyum çalışmaları ve bu kapsamda ortaya çıkan rekabet uyum programları hakkındadır.

Rekabet uyum programları, mal ve hizmet piyasalarında faaliyet göstermekte olan tüm teşebbüslerin rekabet hukukundan kaynaklanan problemlerini geri dönülemez bir noktaya gelmeden önce görebilmek ve onları ortadan kaldırarak teşebbüslerin taşıdığı riski minimize etmek için dizayn edilen ve uygulanan programlardır.

Türkiye'de Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayi A.Ş. tarafından Rekabet Kurumundan bir personel alınarak oluşturulan "Rekabet Uyum Müdürlüğü" pozisyonun bu özelliği kapsamında ilk ve tek olması ve teşebbüslerin halen "başım sıkıştığında çaresine bakarım" şeklinde bir mantık ile önleyici hekimlik yapmadan sadece ihtiyaç anında dışarıdan temin edilen hizmetler ile problemlerini çözmeye çalışması (tedavi edici hekimlik), Türkiye'de aslında küçük veya büyük ölçekli teşebbüslerin veya onların üye olduğu teşebbüs birliklerinin rekabet hukukunun ve onunla uyumlu olmanın yasal olarak daha önemlisi tüketicilerine ve yatay veya dikey ticari ilişki içinde oldukları paydaşlarına karşı olan sorumluluklarının önemi konusunda bir bilince sahip olmadıklarının kanıtı olarak önümüze durmaktadır. Türkiye'de Hesap Uzmanları nasıl ki kurumlarından ayrıldıktan sonra teşebbüslerin mali işler departmanlarında üst düzey görevlere geçebiliyorlarsa aynı şekilde Rekabet Uzmanlarının da Kurum'dan ayrıldıktan sonra "Rekabet Uyum" müdürlüğü/direktörlüğü pozisyonlarına geçebilmelidir diye düşünüyorum. Bu tabiki tek taraflı bir arzla olacak bir konu değildir. Bunun için özel sektörden de bu yönde bir talep gelmesi şarttır. Rekabet uyum konusu ile adı her ne olursa olsun rekabet uyumdan sorumlu olunan pozisyonun önemi henüz anlaşılamamış dahi olsa, orta vadede özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği uygulamalarına paralel olarak gündemimize gelebilecek olan "criminalization of competition law" ve "parent company liabilitiy " gibi kavramların bizim rekabet hukuku dünyamızda da yer etmesiyle bu anlayışın değişeceğini düşünüyorum.

Büyük veya küçük ölçekli teşebbüsler ile teşebbüs birliklerinin bir rekabet uyum programı olmaması, bu teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu bilerek veya bilmeyerek ihlal etmelerine, bunun sonucunda maliyetli ve zman alıcı ön araştırma ve soruşturma süreçlerine tabi olmalarına ve söz konusu süreçler sonucunda da idari para cezalarına çarptırılmlarına neden olabilmektedir.

Bu nedenle, ayrı bir departman oluşturup rekabet uyumdan sorumlu kişiler istihdam edebilecek nitelikte büyük ölçekli teşebbüslerin bunu yapması; bunun mali olarak külfetine katlanamayacak küçük ölçekli teşebbüslerin ise bu hizmeti bağlı bulundukları teşebbüs birlikleri kanalıyla alması ve her birisinin ölçeklerinden bağımsız olarak birer rekabet uyum programına sahip olması Rekabet Kurumu'nun iş yükünü azaltacak, teşebbüsleri istenmeyen süreçlerden ve para cezalarında koruyacak ve belki de hepsinden önemlisi olarak tüketicilerin uzun vadede refahlarının maksimize edilmesine neden olacaktır.

Bu Blog'un yazılmasının iki temel amacı vardır: (1) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olan bütün teşebbüsler için bir rekabet uyum programının varlığının gerekliliği konusunu tartışmak ve (2) bu tür bir program oluşturulmasına katkı sağlayabilecek bir "modus operandi" yaratabilmektedir.

Ancak unutulmaması gerekir ki, başarılı bir rekabet uyum programı ancak her teşebbüsün kendi sektörü ve bu sekötürdeki konumu dikkate alınarak dizayn edilip uygulanabilir. Her teşebbüs için geçerli olan genel doğrular bulunmakla beraber; siyah veya beyaz alanı oldukça az, gri alanları oldukça fazla olan rekabet hukukunda mükemmele yakın bir rekabet uyum prgramı ancak ve ancak ilgili teşebbüsün ve onun faaliyet gösterdiği sektörün çok iyi tanınmasıyla mümkündür.

Kendi çalıştığınız teşebbüsün için bir rekabet uyum programı oluşturmanız için size verebileceğim ilk sır, başarılı bir rekabet uyum programının arkasında bu işe baş koymuş olan bir üst yönetimin bulunması ve onların zorlu bir süreç olan rekabet uyum programının dizaynı ve uygulaması esnasında bu işten sorumlu olan kişilere destek vermesinin çok önemli olduğudur.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere...

M. Oğuzcan Bülbül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme