3 Ocak 2013 Perşembe

Fishing Expedition


Yeni yılın bu ilk yazısında sizlerle Nexans SA ve Prysmian SpA hakkında yürütülen soruşturmanın temyiz sürecinde General Court’un (GC) 14.11.2012 tarih, T-135/09 sayı ile vermiş olduğu kararı paylaşmak istiyorum.

Nexans SA ve Prysmian SpA hakkındaki soruşturma kararı, yapılan bir pişmanlık başvurusu üzerine 2009 yılında Avrupa Komisyonu’nun C (2009) 92/1 sayılı kararı ile verilmiş ve kararın yapılacak yerinde incelemeye esas teşkil edecek 1. maddesi aşağıdaki şekilde kaleme alınmıştır:

“… Nexans …, together with all the companies it directly or indirectly controls, including Nexans France …, is obliged to submit to an inspection in relation to its (their) potential participation in anti-competitive agreements and/or concerted practices contrary to Article 81 EC … in relation to the supply of ‘electric cables’ and material associated with such supply, including, amongst others, high voltage underwater electric cables, and, in certain cases, high voltage underground electric cables. Those agreements and/or concerted practices consist of the offering of concerted bids in public tenders, client allocation, as well as the illegal exchange of commercially-sensitive information relating to the supply of those products…

The inspection can take place at all the premises controlled by the company

… Nexans …, together with all the companies it directly or indirectly controls, including Nexans France …, authorises the officials and other persons mandated by the Commission to proceed with an inspection, and it authorises the officials and other persons mandated by the competition authority of the Member State or nominated by the latter to this effect to help them access all the premises and means of transport during normal office hours. It submits to inspection of the books as well as any other professional document, whichever its medium, if the officials or persons mandated request this and will allow them to examine these documents at the premises and to take or obtain under any format a copy or an extract of those books or documents. It authorises the sealing of all commercial premises and books or documents for the duration of the inspection and to the extent necessary for the purposes of the inspection. It immediately gives, at the premises, oral explanations relating to the subject-matter and purpose of the inspection if those officials or persons ask for such explanations and authorises any representative or member of staff to give such explanations. It authorises the recording of those explanations under whichever format…’”

Avrupa Komisyonu, ilgili kararda yerinde inceleme tarihi olarak 28.1.2009 tarihini belirlenmiş ve belirlenen tarihte Nexans SA’da Komisyon uzmanları ve Fransız Rekabet Kurumu uzmanlarınca yerinde inceleme başlatılmıştır. Yerinde incelemeyi gerçekleştiren uzmanlar özellikle Nexans SA’da çalışan Bay A (Yüksek Gerilim Kabloları İş Grubu), Bay B (Yüksek Gerilim Kabloları İş Grubu) ve Bay C’nin (Yeraltı Yüksek Gerilim Kabloları) bilgisayarlarını incelemek ve odalarında yerinde incelemek yapmak istediklerini şirket yetkililerine bildirmişlerdir.

Şirket yetkilileri, Bay A ve Bay B’nin şirkette olduğunu ancak Bay C’nin şirket dışında bir iş seyahatinde olduğunu ve 30 Ocak 2009 tarihinde şirkete döneceğini Komisyon uzmanlarına bildirmiştir. Uzmanlarca Bay A, Bay B,  Bay D (Yüksek Gerilim Kabloları İş Grubu) ve E’nin (Yüksek Gerilim Kabloları İş Grubu) odalarında yerinde incelemeler yapılmış ve gerekli görünen belgelerin, elektronik postaların birer nüshası ile bahse konu kişilerin bilgisayarlarının hard-disklerine ait görüntü dosyaları daha sonra yapılacak detaylı bir inceleme için alınmıştır.

30 Ocak sabahı yani yerinde incelemenin üçüncü gününde Bay C’nin bilgisayarı şirkete ulaşmış ve Komisyon uzmanlarınca incelenmiştir. Daha sonra, Komisyon uzmanları, Bay C’nin bilgisayarında bulunan belirli belge ve elektronik postalarla ilgili olarak Bay C ile görüşülmek istendiği talebi şirket yetkililerine iletilmiştir. Bu talep üzerine şirket avukatları nezdinde Komisyon uzmanları ile Bay C görüşme yapmış ve görüşme tutanak altına alınmıştır.

Çeşitli ülkelerde eş zamanlı olarak yürütülen yerinde incelemelerin tamamlanmasının ardından Nexans SA 7 Nisan 2009’da mahkemeye başvurmuş ve yerinde inceleme kararının iptal edilmesini, Komisyon’un belirli bilgisayarların hard-disklerini kopyalayarak götürmesinin kanuni olmadığının tespit edilmesini, Bay C ile yapılan ve tutanak altına alınan görüşmenin iptal edilmesini talep etmişlerdir (bu üç itiraza ilaveten dört farklı başlıkta daha itirazlar bulunmaktadır ancak konuyla ilgili olmadığı için burada yer vermiyorum). Bahse konu taleplere ilişkin yapılan incelemeler ve dava süreci 22 Ekim 2012’de tamamlanmış ve GC kararını 14.11.2012’de açıklamıştır.

Nexans SA tarafından mahkemeye yapılan başvuruda ileri sürülen “yerinde inceleme kararının iptali” iddiası esas olarak “ilgili ürün pazarı” ve “ilgili coğrafi” pazar çok geniş ve sınırları belirsiz biçimde tanımlanmış iddialarına dayanmaktadır. Bir başka ifade ile, yerinde inceleme kararının iptali itirazı iki alt başlık halinde yapılmıştır.

İlgili ürün pazarının çok geniş ve sınırları belirsiz biçimde belirlenmiş olması sonucu olması gerekenden daha geniş bir kapsam ile Nexans SA’da yerinde inceleme yapılmış olması aslında yazımın başlığında ifadeyi yani “fishing expedition” ifadesini gündeme getirmiştir. Nexasns SA’nın mahkeme sürecinde yaptığı savunmalarda bu hususun altı müteaddit defalar çizilmiş ve alınan yerinde inceleme kararının özensiz ve inceleme konu ilgili ürün pazarının sınırlarının ne olduğunun yeterince açık biçimde ortaya konulmamış bir karar olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca, yine Nexans SA tarafından yapılan savunmalarda, yerinde inceleme kararının bu şekilde kusurlu (geniş/belirsiz) olması nedeniyle, Komisyon uzmanlarınca yapılan yerinde incelemede Nexans SA’nın “savunma haklarının” kısıtlandığı, bu nedenle Komisyon uzmanlarınca alınan hiçbir belge için bu belge alınabilir ya da bu belge yetki belgesi dışındadır alınamaz veyahut buraya bakabilirsiniz ama buraya bakamazsınız şeklide itiraz edilemediği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, Komisyon uzmanlarının aslında yeterli ve ikna edici gerekçelere sahip olmadan, yerinde inceleme kararında ‘elektrik kablosu’ olarak belirlenen çok geniş bir pazar tanımına dayanarak, Nexans SA’nın ‘elektrik kablosu’ pazarının alt pazarlarında olan ve Komisyon’un bir rekabet ihlalinden şüphelendiği su altı yüksek gerilim kabloları dışındaki pazarlardaki faaliyetlerine ilişkin birçok belge aldığı ileri sürülmüştür. 

GC’nin gerekçeli metninde yer verdiği savunmalar ile yaptığı tespitler şu şekilde olmuştur:

·       “Anlaşmanın 81. ve 82. Maddesinde Ortaya Konulan Rekabet Kurallarının Uygulanmasına İlişkin” 1/2003 sayı, 16.12.2002 tarihli Yönetmelik’in (1/2003 sayılı Yönetmelik), 20(4) numaralı maddesi uyarınca bir yerinde inceleme kararının iki temel unsuru vardır: Yerinde incelemenin konusu ve amacının açık biçimde yazılması.

·       Bu iki temel unsur, bir özel sektör tüzel kişisinin ticari dünyasına dışarıdan bir müdahalenin haklı bir sebebe dayanmasını, bünyesinde yerinde inceleme yapılan teşebbüsün işbirliğinin sınırlarının ne olacağını ve 7.12.2000 tarihinde Fransa’nın Nice şehrinde yapılan görüşmeler sonunda kabul edilen Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’nin 1. paragrafında düzenlenen kutsal savunma hakkının korunmasını garanti altına almaktadır.

·       Avrupa Komisyonu, bir yerinde incelemenin konusu ve sınırlarını herhangi bir keyfiliğe yer vermeyecek biçimde kesin biçimde belirlemeli, yetki belgeleri teşebbüslerin savunma hakkını kısıtlamamak için olabildiğince açık olmalı; ancak, bir pişmanlık başvurusu veyahut Komisyon bünyesinde inceleme yapılan teşebbüsler hakkında hazırlanmış bütün belgeleri de taraflara ifşa ederek Komisyon’un elindeki en etkili delil toplama aracı olan yerinde inceleme sürecinin etkinliğine halel getirilmemelidir.

·        Yukarıda atıf yapılan paragrafta, Komisyon’un Nexans SA ve Prysmian SpA hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemenin konusunu “…elektrik kabloları ve onunla ilgili su altı ve yer altı yüksek gerilim kabloları gibi diğer materyallerin arzı..” olarak belirlediği görülmektedir.

·       Davacı Nexans SA, yerinde inceleme konusu olan “elektrik kabloları” ifadesinin çok genel bir ifade olduğunu ve içine yüzlerce hatta binlerce çeşit farklı elektrik kablosunun (telefon kabloları, evsel tüketime tabi elektrik kabloları, elektronik ürünler içinde kullanılan elektrik kabloları gibi) ve onların ilgili olduğu birçok farklı ilgili ürün pazarının (sayaçlar, şalter cihazları ve transformatörler gibi)   girebileceğini ileri sürmüştür. Ayrıca Komisyon’un “…onunla ilgili diğer materyaller” demek suretiyle bu binlerce çeşit elektrik kablosu veya ilgili ürün arasından hangilerinin dikkate alınacağının sınırlarının çizilmediği de ileri sürülmüştür.

·       Davalı Komisyon ise yaptığı savunmada, su altı ve yer altı yüksek gerilim kablolarının sadece örnek olarak sayıldığını, tahdidi olmadığını ve Nexans SA ile birlikte soruşturma konusu olan diğer teşebbüslerin elektrik kablolarının kullandığı çeşitli pazarlarda rekabet kurallarını ihlal ettiklerine dair kuvvetli şüpheleri olduğunu ileri sürmüştür.

GC tarafından verilen kararda, yerinde inceleme kararında yer alan ilgili ürün pazarı veyahut ilgili coğrafi pazar kavramlarının çok geniş veya sınırlarının belirsiz olduğu iddialarını reddedilmiştir. Buna göre GC, yerinde inceleme kararında yer alan “elektrik kabloları” ifadesinin Komisyon’un savunmasında belirttiği gibi bütün elektrik kablolarını kapsayabileceğini, kararda atıf yapılan su altı ve yer altı elektrik kablolarının sadece birer örnek olarak değerlendirilmesi gerektiğini (tahdidi olmadığını) ifade ederek Komisyon’un 1/2003 sayılı Yönetmelik ile kendisine verilen sorumluluğu yerine getirdiği sonucuna varmıştır.

GC, davacı Nexans SA’nın 1/2003 sayılı Yönetmeliğe aykırı uygulamalar yapıldığına ilişkin itirazını yukarıda belirttiğim gibi reddetmiş ancak gerekçeli kararın 58. paragrafında Nexans SA’nın “fishing expedition” itirazına ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılmasını gerektiğini belirterek, kararın 59-94. paragrafları arasında “fishing expedition” iddiasıyla ilgili detaylı bir değerlendirme yapmıştır. Tarafların konuya ilişkin savunmaları ile GC’nin tespitleri şu şekildedir:

·       Davacı Nexans SA, Komisyon’un bir rekabet ihlalinden şüphelenebileceği tek sektörün su altı yüksek gerilim kabloları olduğunu ileri sürmektedir.

·       Bu tespite dayanak olarak da Nexans SA bünyesinde yapılan yerinde incelemede görüşülmek istenen kişilerin (Bay A, B, D ve E) sadece su altı yüksek gerilim kablolarının satış ve pazarlamasında çalışıyor olması ile yapılan yerinde incelemeler akabinde Komisyon tarafından yapılan basın açıklamasında yer verilen ifadeler gösterilmektedir.

·       Bu nedenle, davacı Nexans SA, Komisyon’un aslında sadece su altı yüksek gerilim kablolarına ilişkin olması gereken bir incelemeyi, konusunun dışına taşırarak teşebbüsün faaliyet konusu diğer alanlara da sirayet ettirmiş ve yetkisi dahilinde olmayan bilgi ve belgeleri alarak (örneğin yer altı yüksek gerilim kabloları pazarında çalışan Bay C’nin odasında ve bilgisayarında yerinde inceleme yaparak veyahut onunla görüşme yaparak) “fishing expedition” yaptığı ileri sürülmüştür.

·       Komisyon’un bu iddia karşısındaki savunması da yine iki argümandan oluşmaktadır: 1) Bir teşebbüs, 1/2003 sayılı Yönetmelik’in 20(4) maddesi uyarınca alınmış bir yerinde inceleme kararı çerçevesinde, sadece yerinde inceleme yetki belgesine konu olan pazarlardaki faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin alınması için değil, istenmesi halinde faaliyet gösterdiği tüm sektörlere ilişkin bilgi ve belgelerin Komisyon uzmanlarınca paylaşılması konusunda işbirliği içinde olmak zorundadır. 2) Su altı yüksek gerilim kabloları yanında Nexans SA’nın ‘elektrik kabloları’ üst başlığı altında yürüttüğü diğer pazarlardaki faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin alınmasını haklı gösterecek nedenlere ve şüphelere sahip olduğunu belirtmiştir.

·         Yerinde inceleme mekanizması, Komisyon veyahut ülke rekabet otoriteleri isteyecekleri belgeleri zaten tam olarak önceden biliyor olsaydı anlamsız bir süreç halini alacak ve yararlı bir amaca hizmet etmeyecek bir mekanizma olurdu. Bu bakımdan, yerinde inceleme, Komisyon’un sahip olmadığı veyahut eksik biçimde sahip olduğu bilgileri toplamak ve olası bir rekabet ihlali olup olmadığını ortaya çıkarmak için başvurulan çok güçlü ve vazgeçilmez bir araç olarak tanımlanabilir.

·       Böyle güçlü bir araç olmadığı varsayıldığında, Komisyon’un, elde etmek istediği belgelerin elde edilme ihtimalini ancak ve ancak kendisiyle işbirliği yapan teşebbüslerin “işbirliği derecesine” bağlayacaktır ki bu durumun rekabet hukukunun Avrupa Birliği nezdinde uygulamasını ve caydırıcılığını derinden sarsacak sonuçlara yol açması kaçınılmazdır.

·       Komisyon’un, 1/2003 sayılı Yönetmelik çerçevesinde bilgi sahibi olmadığı veyahut eksik bilgiye sahip olduğu bilgileri teşebbüsler nezdinde ararken, herhangi bir belgenin inceleme konusu kapsamında olup olmadığına kanaat etmek ve olası bir delilin ‘kapsamda değil’ denilerek inceleme konusu teşebbüs tarafından saklanmasını önlemek için, soruşturma kararında kaleme alınan yetki metninde belirtilmeyen ya da kapsanmayan belirli dosyaları da inceleyebilir.

·       Yukarıda belirtilenler saklı kalmak kaydıyla, 1/2003 sayılı Yönetmelik’in 20(4) maddesi uyarınca Komisyon, yerinde incelemeler esnasında yapacağı incelemeyi ve soruşturma kararında belirtilen sektörler (konu) ile sınırlamalı, bu doğrultuda, inceleme konusu teşebbüsün başkaca sektörlere ait belgelerini almamalı ve bir şekilde almışsa bile o belgeleri kullanmaktan imtina etmelidir.

·       Komisyon böyle bir kısıtlama ile frenlenmemiş olsa, o zaman bir rekabet ihlali şüphesi olan her durumda teşebbüslere gidilip, ihlal şüphesi olan sektör(ler)den bağımsız olarak teşebbüslerin baştan aşağı incelenmesi ve bunun sonucunda da bütün bilgi, belge ve elektronik verilerinin alınabilmesi mümkün olacaktır ki böyle bir uygulama, demokrasi ile yönetilen toplumlarda bireylerin sahip olduğu savunma hakkıyla örtüşmeyen ve onu kısıtlayan bir uygulama olacaktır.

·       Böyle keyfi bir uygulama, 1/2003 sayılı Yönetmelik’in 20(4) maddesinde yer alan ilgili ürün pazarı ve ilgili coğrafi pazarın yeterince açık ve sınırları çizilmiş olması zorunluluğunu, ‘dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla uygulanan teknik bir ayrıntıya dönüştürecektir ki bu da vurgulanması gereken ikinci önemli tehlikedir.

·       Bu bakımdan, inceleme konusu dosyada, Komisyon’un, Nexans SA’nın sadece su altı elektrik kabloları pazarındaki değil (pişmanlık başvurusunun yapıldığı ve elde bilgi ve belgenin olduğu pazar budur), onu da kapsayacak biçimde elektrik kabloları pazarındaki bütün faaliyetlerine ilişkin dosya, bilgi ve belgeleri inceleme yetkisini kullanmasını haklı kılacak yeterli, haklı ve somut bilgiye sahip olması gereklidir.

·        Davacı Nexans SA’nın sahip olduğu kısıtlı bilgiler ile Komisyon tarafından yürütülmekte olan soruşturmanın konusunun sadece su altı yüksek gerilim kabloları olduğunu ispatlaması mümkün değildir.

·       Bu nedenle, GC, dosya kapsamında Komisyon’dan çeşitli bilgi ve belgeler talep etmiş, iddiaları açıklığa kavuşturmak için o bilgi ve belgeleri dava süreci içinde incelemiş ve inceleme konusunu su altı elektrik kabloları pazarından farklı pazarlara genişletecek haklı ve yeterli bir gerekçe tespit edememiştir.

·       Dava sürecinde Komisyon, “fishing erxpedition” konusu ile çeşitli itirazlar ileri sürmüştür. Bunlar arasından en dikkat çekici olanı ise elektrik kabloları arasında açık bir fark olmadığı ve bütün elektrik kablolarının aslında tek bir pazarda olabileceğini dile getiren itiraz olmuştur.

·       Ancak kaderin bir cilvesi olsa gerek, Komisyon’un ayağına bizatihi kendisinin verdiği 19.7.2000 tarih, COMP/M.1882 sayılı PIRELLI/ BICC kararının ilgili ürün pazarı tanımlamaları dolanmıştır ki Komisyon’un burada faka basması gerçekten düşündürücüdür. Bahse konu PIRELLI/ BICC kararının ilgili kısmı şu şekildedir:

 
‘[T]he production and sale of [low and medium voltage electric] cables on the one hand and [high and extra-high voltage electric] cables on the other hand are distinct markets: First, there is no demand-side substitutability between these products. Secondly, switching costs and time from production of lower to higher voltages are significant. Thirdly, the limited supply-side substitutability does not have an impact equivalent to the (missing) demand substitution effect. … Finally, a distinction between [low and medium voltage] on the one hand and the higher voltage ranges ([high and extra-high voltage]) on the other hand is required due to the different competitive conditions governing the supply and demand of these products. However, the Commission considers that there is not enough evidence to maintain that fluid-filled [electric] cables of extra-high voltages form a distinct product market from [extra-high voltage] cables manufactured with the use of other techniques (mainly [cross-linked polyethylene extrusion]), given that all producers and a large majority of customers in Europe consider these cable types as substitutes.’


·       Bu tanımlamadan da açıkça görüldüğü gibi, aslında yüksek gerilim elektrik kabloları ile orta ve alçak gerilim kabloları arasında ilgili ürün pazarının tespiti şartları uyarınca önemli farklılıklar bulunmaktadır.

·       Bütün bu gerekçelerle GC, Komisyon’un “bütün elektrik kabloları aynı pazardadır, hepsine bakabiliriz, zaten elimde bu kartelin diğer pazarlara da sıçradığına ilişkin kuvvetli şüpheler var...” iddiaları ile aslında ayrı ayrı pazarlar olan yüksek, orta ve alçak gerilim kabloları pazarlarına ilişkin Nexans SA’da yaptığı yerinde incelemenin, bu şekilde genişletici bir şekilde yapılabilmesi için Komisyon’un ikna edici ve yeterli sebebi olmadığına karar vermiş ve soruşturma kararının su altı ve yer altı yüksel gerilim kabloları dışında kalan kısmını iptal etmiştir. Toplam yedi itiraz başlığının diğer altı tanesini ise reddetmiştir.

Bu iptalin soruşturmanın sonucuna nasıl yansıyacağı hususunda ise belirsizlikler bulunmaktadır. Süreç önümüzdeki dönemde netlik kazanacaktır. Bu iptal kararının soruşturma sonucuna nasıl yansıyacağından bağımsız olarak, kararın bizatihi bu kadarının bile aslında çok önemli mesajlar içerdiğini düşünüyorum.

Eski bir uzman olarak yaptığım yerinde incelemelerde “…tamam zaten bir teşebbüste yapılan yerinde incelemede, o teşebbüsün faaliyet gösterdiği pazarların ayrımı yapamadan her yere bakmak normal ama sadece alınacak belgelerin yetki belgesinde yazanla tutarlı olması yeterli” düsturunu benimsemiş birisi olarak Nexans kararını ilk okuduğumda "evet aynen benim düşündüğüm gibi söylemiş GC" diye düşünmüştüm. Ancak kararı bir kez daha dikkatlice okuduğumda, yapılan atıfların hep “inspection” olarak yapıldığını fark ettim. Yani yetki belgesinde yazmayan bir konuda teşebbüsten bilgi veya belge almak bir yana dursun, bütün tartışmanın daha işin başındaki yerinde inceleme yapma kısmında ortaya çıktığını fark ettim.

GC, kararın 63. paragrafında özetle “Komisyon uzmanlarının ihlale delil olabilecek nitelikte olan bilgi ve belgeleri bulabilmek için her yeri inceleyebilir, aksi bir durum zaten bu belgelerin saklanmasına ve kötü niyetli uygulamalara neden olabilir…” derken, bir sonraki paragrafta özetle “…Ey Komisyon, incelemelerini (belge almayı demiyor inceleme diyor) sadece yetki belgesindeki konu ile sınırlayacaksın, teşebbüslerde sadece ilgili yerlere bakabilirsin ve konu ile ilgili yerler dışında başka yerleri inceleyemezsin; aksi halde teşebbüslerin savunma hakkını kısıtlarsın…” denilmektedir.

Yani 63. paragrafta “…Nexans SA’ya gidince ihlal konusu belgeleri ortaya çıkarabilmek için yetki belgesinde yazsın veya yazmasın her yere tabi ki bakılabilir…” denilirken, 64. paragrafta ise “…Komisyon uzmanları Nexans SA’da yalnızca yer altı ve su altı yüksek gerilim kabloları ile ilgili yerlerde inceleme yapabilirler, diğer pazarlara ait yerlerde inceleme yapamazlar veya görüşme talep edemezler…”  şeklinde bir yorum yapılmıştır.

İlk bakışta bir önceki paragrafta izin verdiğini bir sonraki paragrafta kısıtlamış gibi gözükse de aslında burada vurgulanmak istenen ana fikrin “…yetki belgesinde yazan inceleme konusu sınırları dâhilinde her belgeye, bilgiye ve bilgisayara bakabilirsin, yeter ki elinde bulunan yetki belgesi dışında kalan pazarlardaki (örneğin burada yer altı ve su altı yüksek gerilim dışında kalan elektrik kabloları pazarları) incelemelerini haklı gösterecek sebeplerin olsun (örneğin Bay X telefon kabloları pazarında görevli ama ben onun bilgisayarına bakıyorum çünkü yetki belgesindeki konu kapsamında baktığım Bay A’nın bilgisayarından su altı ve yer altı kablolara ilişkin Bay X ile yazışmalar yapılmış gibi)…” şeklinde formüle edilebileceğini düşünüyorum.  

Türkiye açısından durum incelendiğinde,  yerinde inceleme yetki belgelerinin çok genel veya çok geniş olması, teşebbüslerin savunma haklarını kısıtlaması veyahut yerinde inceleme belgesinde yazmayan bir konuya ilişkin belge alınması gibi Danıştay’a bugüne kadar yansımış bütün itirazların reddedildiği görülmektedir. Bugüne kadar  Danıştay ya da Bölge İdare Mahkemesi, GC'nin Nexans SA kararına benzer bir karar vermemiştir. Şayet GC'nin Nexans kararının bir gün Türkiye'ye yansıması gibi bir durum söz konusu olursa, bahse konu mahkemelerin“…yeterli ve haklı bir gerekçe olmadan yetki belgesinde A sektörü yazarken Rekabet Kurumu uzmanları gidip şirketin B sektöründeki faaliyetlerini de incelemiş, ve incelemekle kalmamış, bir de bilgi ve belge almış, bu durum kanuna aykırıdır…” şeklinde bir karar verilebilmesi mümkün olabilir diye düşnüyorum. Aksi halde GC’nin de kararında belirttiği gibi, inceleme konusu bir X şirketine A sektöründeki ihlal şüphesi ile gidilip, bu şirketin faaliyet gösterdiği ama yetki belgesinde yazmayan B, C, D, E ve F sektörleri de o şirkete hazır gidilmişken incelenecektir ki bu da savunma hakları açısından önemli problemler doğurabilecek nitelikte bir yaklaşım olacaktır diye düşünüyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…  

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme