30 Eylül 2016 Cuma

Üç Katına Kadar Tazminat Talebim (6)

Merhabalar,

Hepinizin bildiği gibi Rekabet Kurulunun Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 12 banka hakkında Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun (RKHK) 4. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle 08.03.2013 tarihide idari para cezasına hükmetmiş ve kararın detaylarını bize sunan gerekçeli karar 15.7.2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Bunun üzerine, rekabet ihlali yapan ve Rekabet Kurulu’nun idari para cezası verdiği 12 bankadan birisi olan ve ihlalin devam ettiği tarihlerde taşıt kredisi kullandığım Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. hakkında, rekabet ihlalin gerçekleştiği dönemde kullandığım taşıt kredisi nedeniyle ödediğim yüksek faizden kaynaklanan zararımın tazmini amacıyla RKHK'nın 57inci ve 58inci maddelerine dayanarak Anadolu 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde  1 Ağustos 2013’te tazminat davası açmıştım.

Davaya ilişkin en son güncellemeyi 28.6.2016 tarihindeki yazımda yapmıştım. O tarihten sonra yaşanan en önemli gelişme ise 6.9.2016 tarihinde Anadolu Adliyesi 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan duruşmadır.

Duruşma sonucunda;
  • Bilirkişi Raporu elden teslim alınmış,
  • Bilirkişi Raporunu inceleyerek beyanda bulunmak için HMK 281 Md. uyarınca taraflara 2 haftalık kesin süre verilmiş,
  • HMK'nun 184 ve 186. maddeleri uyarınca bir sonraki celsede sözlü yargılamaya geçilebileceği ihtarı yapılmış,
  • Duruşmanın, bu nedenlerle, Aralık 2016 tarihine bırakılmasına, 

karar verilmiştir.

Konu hakkında özellikle Eylül 2016 içinde Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Tüketici Hukuku Enstitüsü Başkanı Hakan Tokbaşı'ın yaptığı açıklamalardan  ve hemen akabinde birçok gazetede çıkan ilgili haberlerin ardından email yoluyla birçok soru aldığımı belirtmeliyim. Bu gelişmeyü ülkemizdeki rekabet hukuku uygulamasının gelişmesi adına çok önemli bulduğumu ve RKHK'da yer alan bir tazminat hakkının, bugüne kadar Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletlerindeki (ABD) gibi kullanılmamasını şaşırtıcı bulduğumu ifade etmeden geçemeyeceğim.

Bilirkişi Raporu'na dönecek olursak, Bilirkişi, netice ve kanaat kısmında:

  • İlgili REkabet Kurulu kararı ele alındığında (12 banka hakkındaki karar kastediliyor), davalının (Vakıfbank) eyleminin RKHK m. 4 bağlamında hukuka aykırı olduğu, davalının kusurlu olduğu, rekabeti sınırlayan eylem sebebiyle davacının zarar gördüğü ve bu zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu,
  • Bu açıdan ele alındığında RKHK m. 57 hükmünün aradığı şartların gerçekleşmiş olduğu ve zararın tazmini konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu,
  • Bir takım öğreti ve Yargıtay uygulaması doğrultusunda, Rekabet Kurulu kararının iptaline yönelik idari yargıdaki sürecin bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin tamamen sayın mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Bu Bilirkişi Raporunda yapılan tespitlere katıldığımı ve daha da önemlisi bu Raporun üç katına kadar tazminat hükümlerinin ilerleyen dönemde işletilmesi adına çok önemli ve tarihi bir Rapor olduğunu belirtmek isterim.

Mahkeme tarafından verilen 15 günlük süre içerisinde Davalı tarafından Mahkemeye arz edilen Bilirkişi Raporuna İlişkin İtirazlar özetle şu şekildedir:

  • Bilirkişi Raporunda davanın esasına ilişkin hiçbir inceleme yapılmamıştır,
  • Dava konusu Rekabet Kurulu Kararı Bilirkişi Tarafından yeterince incelenmemiştir,
  • Rekabet Kurulu Kararında taşıt kredisi bakımından Vakıfbank'tan bahsedilmemiştir.
  • Haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşup oluşmadığı incelenmemiştir.
  • Davacının zararının ne şekilde oluştuğu ve zararın ne olduğu tespit edilmemiştir.
  • İlliyet bağının oluşmuş olduğu ifade edilmiş ancak bu bağın ne şekilde oluştuğu açıklanmamıştır.
  • Rekabet Kurulu Kararının hukuka aykırılığı konusunda belirtilen hususlar dikkate alınmamıştır.
  • Davacı'nın 3 katına kadar tazminat talebine ilişkin raporda bir değerlendirme yapılmamıştır.
  • Bekletici mesele yapılması talebimiz dikkate alınmamıştır.
  • Bu nedenle yeni bir Bilirkişi görevlendirmesi yapılmalıdır.
Mahkeme tarafından verilen 15 günlük süre içerisinde Mahkemeye arz ettiğim ve tamamen katıldığımı beyan ettiğim Bilirkişi Raporuna İlişkin Beyanlarım özetle şu şekildedir:

"...Bilirkişi raporu’nun sonuç bölümünde yer alan;

a)      Davalı’nın eyleminin RKHK 4. Madde bağlamında hukuka aykırı olduğu,
b)      Davalı’nın kusurlu olduğu,
c)      Rekabeti sınırlayan eylem nedeniyle Davacı’nın zarar gördüğü,
d)     Bahse konu zarar ile Davalı’nın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu ve bu anlamda RKHK 57. Maddesinin aradığı tazminat şartlarının gerçekleşmiş olduğu,
yönündeki tespitlerin TAMAMINA İŞTİRAK EDİLMEKTEDİR. Bilirkişi, ilgili mevzuat gereğince tarafına tebliğ edilen dosya ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek kanaatini rapor halinde Sayın Mahkemenize sunmuştur.  Bu bağlamda, Bilirkişi Raporu’nun ilgili kısımlarında Sayın Mahkemenizin takdirine giren hususlar açıkça ifade edilmiştir. Mevzuat ve uygulamalar gereğince, BİLİRKİŞİ’NİN EKSİK YAPTIĞI BİR DEĞERLENDİRME YA DA HUSUS BULUNMAMAKTADIR.

....

Bu nedenle, Bilirkişi Raporu hakkında Davalı tarafın bütün itirazlarının reddi hususunu ve mağduriyetimin giderilmesi hakkında bir an önce talep gibi karar verilmesini Sayın Mahkemenizin takdir ve değerlendirilmesine arz ederim.

SONUÇ VE İSTEM :          
  •   Rekabet Kurulu’nun Davalı Vakıftabank’ı 82.172.910,00 TL idari para cezasına çarptırdığı 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesi’nin 16.12.2015 tarihinde verdiği E:2015/2445, K:2015/4605 numaralı Kararı, olağan kanun yolları tüketilerek KESİNLEŞMİŞTİR.
  •   KESİNLEŞEN REKABET KURULU KARARI UYARINCA, 17.9.2010 TARİHİNDE KULLANDIĞIM TAŞIT KREDİSİ TÜRÜ VE SÖZ KONUSU KREDİNİN ALINDIĞI TARİH DE İÇİNDE OLACAK ŞEKİLDE,  DAVALI VAKIFBANK’IN, 21.08.2007 VE 24.10.2011 TARİHLERİ ARASINDA, (TAŞIT KREDİSİ TÜRÜ DE DAHİL) MEVDUAT, KREDİ VE KREDİ KARTI HİZMETLERİ OLMAK ÜZERE TÜM PAZARLARDA REKABET İHLALİ YAPTIĞI DANIŞTAY TARAFINDA OYBİRLİĞİ İLE KABUL EDİLMİŞTİR.
  •   BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DA DOĞRU ŞEKİLDE İŞARET EDİLDİĞİ GİBİ DAVALI’NIN EYLEMİNİN RKHK 4. MADDE ANLAMINDA HUKUKA AYKIRI OLDUĞU, REKABET İHLALİNİN BAŞLIBAŞINA BİR HAKSIZ FİİL OLDUĞU, DAVALI VAKIFBANK’IN KUSURLU OLDUĞU, REKABETİ SINIRLAYICI EYLEM NEDENİYLE DAVACI’NIN ZARAR GÖRDÜĞÜ,BU ZARAR İLE VAKIFBANK’IN REKABET İHLALİ ARASINDA BİR İLLİYET BAĞI OLDUĞU VE BU ANLAMDA RKHK 57. MADDE ANLAMINDA TÜM TAZMİNAT ŞARTLARININ OLUŞTUĞU BELİRTİLMİŞTİR. 
  •   1.8.2013 tarihinden buyana Davalı tarafın mesnetsiz iddia ve beyanları ile halen karara bağlanamayan bu dava ile ilgili Sayın Mahkemenizin bir an önce mağduriyetimi gidermeye yönelik talep gibi karar vermesi ve zararımın 3 katına kadar tazmin edilmesi hususunu arz ederim..."



Konuya ilişkin yeni gelişmeleri Aralık 2016'da yapılacak duruşmanın ardından sizlerle tekrardan paylaşacağım.

Görüşmek üzere…

4 yorum:

  1. Bende sizin dava gelişiminizi okuduktan sonra iki adet dava açtım.Bakalım benim davalarda sizin aşamaları başarıyla tamamlayabilecek mi?bilirkişinin tespitleri çok iyi olmuş..ama neden tazminat hesabı yapmamış onu anlamakta güçlük çektiğimi belirtmek isterim.Birde Ben Ticaret kanunu madde 4 f hükmüne göre olayı ticari iş olarak nitelendirip ticaret mahkemesinde açtım.Peki mahkemenin tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemeleri yetkilidir şeklinde karar verip davayı reddetme durumu var mıdır?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, her ne kadar ben haksız fiilden davamı Asliye Ticaret mahkemesinde açmış olsam da, tüketici hakem heyetine ya da mahkemesine gidin şeklinde bir karar verilmesi ihtimalini çok yüksek görmüyorum.Zarar hesabı yapılmamış ama ben dilekçemde zaten yapmıştım. Muhtemelen onun üzerinden gidilecek ya da başka bir bedel olacak eğer mahkeme tazminat yönünde karar verirse.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  3. Merhaba bende 12 bankanın kartel oluşturmasına ilişkin dava açmayı düşünüyorum ve sizin davanız benim için olumlu bir örnek teşkil ediyor. Ancak benim açıklık getiremediğim bir nokta söz konusu. Şöyle ki; söz konusu 12 bankaya karşı 3 katına kadar tazminat davası açılabileceğine dair bir çok avukat ya da blogger açıklama yapmasına karşın bu davalara dayanak teşkil edecek kredilerin türü yönünden açık bir bilgi söz konusu değildir. Özellikle TİCARİ krediler açısından. Çünkü bankaya müşteri dosyası için başvurulduğunda ticari krediler açısından bir tazminat söz konusu olmadığı cevabı alınmıştır.Bu hususa ilişkin bir bilginiz varsa paylaşmanızı önemle rica ederim. Teşekkürler

    YanıtlayınSil